Kızılay Web Banner 120X600
Kızılay Web Banner 120X600

SÖZLEŞMESİ FESHEDİLEN UZMAN ONBAŞI İÇİN DANIŞTAY’DAN’EMSAL KARAR’ | EgenewsEgenews

14 Mayıs 2021 - 07:32

SÖZLEŞMESİ FESHEDİLEN UZMAN ONBAŞI İÇİN DANIŞTAY’DAN’EMSAL KARAR’

SÖZLEŞMESİ FESHEDİLEN UZMAN ONBAŞI İÇİN DANIŞTAY’DAN’EMSAL KARAR’
Son Güncelleme :

22 Nisan 2021 - 19:10

540 Okuma

İzmir’de sözleşmeli jandarma uzman onbaşı olarak göreve başlayan S.B.S.’nin, önceki yıllarda yargılandığı bir dava sebebiyle sözleşmesi feshedildi. Bunun üzerine S.B.S. konuyu yargıya taşırken, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinden çıkan kararla S.B.S.’nin yeniden görevine dönmesine rağmen konu, Danıştay’a taşındı. Danıştay da İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak emsal bir karara imza attı.

Hakkari’de askerlik görevini tamamlayan S.B.S., ardından olarak İzmir Yeni Foça 7. Jandarma Komando Eğitim Alay Komutanlığında jandarma uzman onbaşı olarak eğitimlere başladı. Ancak güvenlik soruşturmasının ardından S.B.S.’nin 2014 yılında çıkan bir kavgada bir kişiyi bıçakla yaraladığı ve yargılanma sonucu 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılıp, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtildi.

Bu nedenle S.B.S.’nin sözleşmesi feshedilirken, S.B.S. konuyu yargıya taşıdı. Geçmişinde herhangi bir sabıka kaydı bulunmaması sebebiyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuç getireceği bir durumun olmaması gerektiğini savunan S.B.S.’nin avukatı Çiler Nazife Koşar, feshin iptali için İzmir 5. İdare Mahkemesine dava açtı. Ancak mahkeme, ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılması’ kararı verildiğini, bu sebeple de fesih kararının doğru olduğuna hükmetti. Kararın ardından Koşar, müvekkilinin yargılandığı fiilin yasada tahdidi olarak sayılan suçlardan olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının işleme dayanak alınamayacağı ileri sürerek, kararın istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması için İzmir Bölge İdare Mahkemesine başvurdu.

İzmir Bölge İdare Mahkemesi, 2017 yılında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması, olayın meydana geliş şekliyle fiilin niteliği dikkate alındığında bu hususun güvenlik soruşturmasının olumsuz şekilde değerlendirilmesini gerektirecek bir mahiyette olmadığı kanısına vardı. İzmir Bölge İdare Mahkemesi kararında, hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, S.B.S.’nin başvurusunun kabulüne ve İzmir 5. İdare Mahkemesinin kararının kaldırılmasıyla dava konusu işlemin iptaline karar verdi. İptal kararı üzerine S.B.S., yeniden eğitimlerine döndü.

Karar temyiz edildi

S.B.S., İzmir Yeni Foça 7. Jandarma Komando Eğitim Alay Komutanlığında sözleşmeli jandarma uzman onbaşı olarak eğitimlerine yeniden başlarken, işin yargı boyutu da devam etti. Jandarma Genel Komutanlığı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin iptal kararını temyiz edince dosya Danıştay’a gitti. İncelemenin ardından Danıştay, ‘Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması hususunda yeni yasal bir düzenleme yapılması halinde, davacı hakkında verilen iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumunun yeniden değerlendirileceğinde kuşkuya yer bulunmamaktadır’ gerekçesiyle temyiz isteğinin reddine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararının ise onanmasına hükmetti.

“Danıştay’ın kararı emsal”

Kararla ilgili açıklamalarda bulunan S.B.S’nin avukatı Çiler Nazife Koşar, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının hukuki bir sonuç doğurmayacağını belirtti. Koşar, “Kişiler hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı gerekçe gösterilerek hizmet sözleşmesini feshetmek bir anlamda kanunun arkasından dolanmaktır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, sözleşme hukuku bakımından hukuki bir sonuç doğurmaz. Çünkü ortada güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesini gerektirecek nitelikte bir mahkumiyet hükmü bulunmamaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanış biçimindeki sorun nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi, idarenin kanuni boşluktan faydalanıp, masumiyet karinesini ihlal etmesi anlamına gelir” dedi.

Danıştay’ın kararını ‘emsal’ olarak niteleyen deneyimli ceza avukatı, “Devlet dahil her kurumun kendini koruyucu önlemlere başvurması son derece anlaşılabilir. Ancak bir hukuk devletinde bu önlemler hukuka ve Anayasa’ya uygun olmak zorundadır. Herhangi bir sistemi korumak pahasına da olsa Anayasa’yı göz ardı etmek, aslında hukuka ve dolayısıyla da devlete olan inancın sarsılması sonucunu doğurur. Oysa hukuk, devletin ve diğer tüm meşru sistemlerin taşıyıcı kolonudur. Bu anlamda Danıştay’ın bu kararı emsal niteliktedir” ifadelerini kullandı.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam