Kızılay Web Banner 120X600
Kızılay Web Banner 120X600

SELAHATTİN DUMAN’A VEDA | EgenewsEgenews

13 Mayıs 2021 - 21:03

SELAHATTİN DUMAN’A VEDA

SELAHATTİN DUMAN’A VEDA
Son Güncelleme :

22 Nisan 2021 - 22:57

1490 Okuma
Yazılarını özenle okuduğum, feyz aldığım, ilham veren, ufkumu açan Selahattin Duman üstadımız vefat etti. Işıklar nurlar içinde kalsın…
‘Ben çocukken yoksuldum. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydım, bu yaptıklarımın hiç birisini yapamazdım’ demişti Mustafa Kemal Atatürk.
Büyük adam ne de olsa.
Okudu, düşündü, uyguladı, bu ülkeyi bize armağan etti.
Soruyor dostlarım, arkadaşlarım ‘bu kadar çok nasıl yazabiliyorsun’ diye.
Vaktim az ama, yazılacak çoook konu var.
40 yıldır yazıyorum.
İlk günkü gibi aşkla, şevkle.
İnanın yetişemiyorum.
Nasıl mı ?
Okudum, okudum, okudum.
Ne bulursam, okudum.
Düşündüm, sorguladım.
‘Çok saçma’ veya ‘Yüzde yüz doğru’ demeden.
İlla bir peşin hüküm vermek mi gerekir ki.
Oku yeter ki.
Gaz lambasında, mum ışığında, sokak lambasında, pilli fenerde, spot ışıklarının, tüplü lambanın altında okudum.
Gazete, dergi, kitap.
İnsana, yaşama dair ne varsa.
Saçma diye bir şey olamaz, %100 haklı da olamaz.
Okuyunca, anlarsın zaten.
Rauf Tamer, Oktay Akbal, İlhan Selçuk, Ahmet Kabaklı, İslam Çupi, Abdülkadir Yücelman, Hıfzı Topuz, Ayşe Kulin, Reşat Nuri Güntekin, Muzaffer İzgü, Rıfat Ilgaz, Uğur Mumcu, Yaşar Kemal, Necmi Tanyolaç, Çetin Emeç, Abdi İpekçi, Orhan Kemal, Zülfü Livaneli, Uğur Dündar, Necip Fazıl Kısakürek, Namık Kemal, Sabahattin Ali, Ergun Göze ve daha niceleri.
Ne bulursam, kimin yazısını bulsam okudum.
Yazanın adı yazı bittikten sonra önemli.
Önce oku da sonra takdir edersen.
Bu okuduklarım olmasa yazamazdım.
İyi ki yazmışlar, iyi ki var oldular.
Yazmaya çalışıyorum.
Yazdım, yazabildim, son nefesime kadar da yazmaya gayret edeceğim.
Allah sağlık sıhhat verdiği müddetçe.
Kitaplarını, yazılarını okudum, hayranlıkla.
Eleştirdiğim de oldu tabi, ben okumama baktım.
Dedikodu yapıp, yermeye gerek duymadım.
Çünkü boş, zaman kaybı.
Selahattin Duman da onlardan biri.
Stili, üslubu mest ederdi beni.
Selahattin Duman’ı da kaybettik.
Son dönemlerde çok acı çekti, sağlık sorunları yaşadı.
Ruhu şad olsun, ışıklar, nurlar içinde yatsın.
Hakkını helal et Selahattin usta.
Duman’lar olmasa, Irmak’lar olmasa, Erboy’lar olmasa yazamadım.
Hayat çok boş olurdu.
İyi ki yazmışlar, iyi ki yazdırmışlar.
İyi ki…
Durmak yok, yazmaya devam.
Uğurlar olsun Selahattin Duman.
BASINDAN SELAHATTİN DUMAN
‘‘Duvarda kalbur asılı, içi fikir basılı’’
Selahattin Duman, özellikle 90’larda Türkiye’nin en çok okunan köşe yazarlarından biri olarak ‘her eve giren’ bir isimdi. Bugünlerde de yazılarına aynı üslupla, ‘Hayatın içinden, renkli, muzip ve eğlenceli’ şekilde devam eden Selahattin Duman abimiz, Türk basınında bir anlamda modern dönem köşe yazarlığının ilk akla gelen isimlerinden. İlk köşe yazarlığında müsatear isim kullanıp Genel Yayın yönetmeninden, “meşhur olan bir yazarı neden saklıyorsun” diye fırça yemiş ve “abi o benim” bile diyememiş uyumlu bir karakter. Halı saha muhabbetlerini unutamıyoruz ve kendisini severek okumaya devam ediyoruz. En ağır politik gündemi bile kaleminin kıvraklığı ve samimi anlatımıyla elinde oyuncağa çevirebilen, geniş çevresi sebebiyle renkli bir hatıralar hazinesi bulunan Selahattin abi, birlikte her muhabbeti yapabileceğiniz, Tip 9 kişiliğe sahip.
***
Yazılarıyla bir dönemin en popüler köşe yazarlarından biri olan Selahattin Duman sabaha karşı yaşamını yitirdi
Sağlık sorunları yaşadığı bilinen gazeteci Selahattin Duman, sabaha karşı hayatını kaybetti.
Duman,14 Temmuz tarihinde İzmir’in Torbalı ilçesinde bir çekiciyle çarpışarak trafik kazası geçirmişti. Torbalı Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Duman’ın kazada kolu kırılmış ve aort damarında büyüme tespit edilmişti. Ünlü gazeteci kazanın ardından 19 gün yoğun bakımda kalmış daha sonra taburcu edilmişti.
***
SELAHATTİN DUMAN KİMDİR?
Selahattin Duman 1950 yılında dünyaya geldi. Yazar, gazeteci, köşe yazarı, sinema eleştirmeni ve oyuncusudur. Annesi Nimet Duman, babası Dr. Abdullah Duman’dır. Uzun yıllar Sabah ve Vatan gazetelerinde hem yöneticilik hem de köşe yazarlığı yaptı. Komser Şekspir, Romantik ve Bir Erkeğin Anatomisi filmlerinde rol aldı.
Gazeteci Selahattin Duman tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 71 yaşındaki Duman geçtiğimiz yıl ağır bir trafik kazası geçirmiş 19 gün komada kalmıştı. Ardından birçok operasyon geçiren Duman’ın bir türlü toparlayamadığı öğrenildi. Selahattin Duman’ın yarın Bodrum’da toprağa verilmesi bekleniyor.
Gazeteci Selahattin Duman, 71 yaşında tedavi gördüğü İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sabaha karşı hayatını kaybetti.  Geçtiğimiz yıl İzmir’de bir trafik kazası geçiren Duman uzun süre yoğun bakımda kalmıştı. Selahattin Duman, 18 Temmuz 2020 tarihinde İzmir’in Torbalı ilçesinde, otomobilinin bir kamyon ile çarpışması sonucu yaralandı. Torbalı Devlet Hastanesine kaldırılan Duman, tedaviye alındı. Dumanın kolunun kırıldığı ve aort damarında büyüme meydana geldiği tespit edilince İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi.
Burada kazaya bağlı ortaya çıkan çeşitli kalp rahatsızlıkları nedeniyle uzun süredir kardiyoloji servisinde tedavi gören ve birkaç kez ameliyat olan Duman, hastanenin yoğun bakım servisinde bugün saat 03.15te hayatını kaybetti.
Kazaya bağlı olarak kalp yetmezliği tanısı konulan Dumanın ölüm nedeniyle ilgili henüz bir açıklama yapılmadı.
***
OYUNCULUK DA YAPTI
Selahattin Duman Ankara’nın ilçesi Haymana’nın kırsal Yenice Mahallesi’nde 1950 yılında doğdu.  Kolejde yatılı okudu. 1983 yılında İstanbul’a taşındı. Uzun yıllar Sabah ve Vatan gazetelerinde yöneticilik, köşe yazarlığı yaptı. 5 Mart 2013 tarihinde Vatan Gazetesi’nden ayrıldı.1 çocuk babası Selahattin Duman, Kendimi Tebrik Ederim, Suçumuz Mükemmel Olmak, Bankamatik Kursu Açan Yok Mu kitaplarını yazdı, Komser Şekspir, Romantik ve Bir Erkeğin Anatomisi filmlerinde rol aldı. Son olarak Oksijen Gazetesi’nde yazmaya başlamıştı.
***
“NEŞTERİN KEMİĞE SÜRTMESİYLE KIRT KIRT DİYE SESLER GELİYORDU”
Selahattin Duman’ın geçirdiği kazayı anlattığı “Disko topuna dönmüşüm” başlıklı yazısından bir bölümü şöyle:
” (…) Bir ameliyat daha oldum mu hiç hatırlamıyorum. Kırpık kırpık görüntüler gözümün önüne gidip geliyor. Bildiğim kadarıyla anestezi uygulamadılar. Kırık sol kolumu açtılar. Neşterin kemiğe sürtmesiyle “Kırt! Kırt!” diye sesler geliyordu.
Sonunda çile bitti. Beni yoğun bakıma altı okka ettiler. Buraları da hep hayal meyal. Akşamın bir vakti, şeytanın avrat boşadığı saatlerde benim 19 gün sürecek yoğun bakım çilem başladı.
Yoğun bakım servisleri, askeriye koğuşu düzeninde. Sıra sıra dizili yataklar, çeyiz sandığında açılacağı günü bekleyen çarşafın danteli gibi.
Tepemizde oksijen maskeleri, serum şişeleri, ilaç torbaları, damarlara girmiş iğneler, Kızılay bağış rozeti gibi göğüs mıntıkasına yapıştırılan elektrot başlıkları. Şekil olarak tamamız. Azrail koğuşa girse taşıdığımız aksesuarlara bakarak sıranın kimde olacağını bilir.
Arada bir yeni müşteri geliyor. Yani hasta. Altı tekerlekli yatakları sıklaştırıp, araya bir yataklık yer açıyorlar. Hasta oraya tıkıştırılıyor.
Yoğun bakımdaki ikinci, üçüncü günüm müydü ne. Benim yatağı az öteye iteklediler. Arada kalan boşluğa yeni somya kurdular. Üstüne de bir teyze koydular. “Teyze” dediğime bakmayın, kadın ölümsüzlüğün sırrını çözmüş gibi. Kafada da 14 dikiş.
Torba ilçesinden getirmişler. Tahminlere göre merdivenlerden yuvarlanmış. Kafayı da öyle kırmış. Sese koşan komşuları bulmuş, ambulans çağırmışlar.
“Teyze” ilk gecesinde gayet mülayimdi. Gelininin eline bakan kaynana gibiydi. Ne olduysa İzmir’deki torununun gelmesiyle oldu. Kısmen hafızası yerine gelen “Teyze” olayı kavgaya bağladı. Bağırıyor, çağırıyor. Derken hemşirelerin bir boş anını kollayıp yataktan kaçıyor. Ver elini koridorlar.
İçindeki ses “Yüreğinin götürdüğü yere git” diyor ama koğuştaki dış ses “Anca gidersin” diyor. (…) ”….

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam