reklam
reklam

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ TARAFINDAN DÜZENLENEN ‘ULUSLARARASI GÖÇ KONFERANSI’ BAŞLADI | EgenewsEgenews

26 Şubat 2021 - 19:00

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ TARAFINDAN DÜZENLENEN ‘ULUSLARARASI GÖÇ KONFERANSI’ BAŞLADI

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ TARAFINDAN DÜZENLENEN ‘ULUSLARARASI GÖÇ KONFERANSI’ BAŞLADI
Son Güncelleme :

23 Şubat 2021 - 12:46

550 Okuma

 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İNSANLIK DRAMINA DİKKAT ÇEKTİ
ERDOĞAN: “BOTLARI ŞİŞLEYEREK BATIRDILAR”

 

Dokuz Eylül Üniversitesi(DEÜ) Rektörlüğü tarafından düzenlenen ‘Göç: Önümüzdeki
Yirmi Yılın Projeksiyonu ve Ötesi’ başlıklı uluslararası konferansta konuşan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Aylan bebek başta olmak üzere; Ege’de yaşanan
insanı dramlarını hiçbirimiz unutmadık, unutmayız. Büyük hayallerle çıktıkları
yolculuklarında azgın dalgalara meydan okuyan bu mazlumların botlarının nasıl kasten
batırıldığını gayet iyi hatırlıyoruz” diye konuştu. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar ise
sığınmacıların ve mültecilerin sorunlarının sadece bir ülkenin değil; uluslararası toplumun
sorunu olduğunu söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayesinde; Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ)
Rektörlüğü tarafından düzenlenen ‘Göç: Önümüzdeki Yirmi Yılın Projeksiyonu ve Ötesi’
başlıklı uluslararası konferans, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine
Erdoğan’ın katılımıyla DEÜ Sabancı Kültür Sarayı’nda başladı. Üç gün boyunca devam
edecek bilimsel etkinlikte, başta göç olgusu olmak üzere sığınmacıların, mültecilerin ve yasal
koruma altında bulunanların sorunları ele alınacak; bunlara ilişkin çözüm önerileri yurt içi ve
yurt dışından gelen bilim insanları tarafından tartışılacak.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Son Başbakan ve İzmir Milletvekili Binali Yıldırım,
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Ticaret
Bakanı Ruhsar Pekcan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk,
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Kasapoğlu, milletvekilleri, AK Parti Genel Başkan
Yardımcıları, bürokratlar, DEÜ Mensupları ve bilim insanlarının katıldığı programda konuşan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan insanlık dramına dikkat çekti.
Konuşmasında; her yıl milyonlarca insanın savaşlar, iç çatışmalar, istikrarsızlık, kıtlık, terör
ve yoksulluk gibi nedenlerle evlerini terk etmek zorunda kaldığını belirten Cumhurbaşkanı
Erdoğan, “Dünya genelinde göçmenlerin sayısı 272 milyona, yerlerinden edilen kişilerin
sayısı 80 milyona ve mültecilerin sayısı ise 26 milyona yaklaşmıştır. Yani dünya nüfusunun
yüzde 3’ü göçmen olarak hayatını sürdürmektedir. Bu insan hareketliliğinde, zaman zaman
içimizi acıtan pek çok manzarayla karşılaşıyoruz. Zulümden, baskıdan, açlıktan kaçarak
güvenli bir gelecek kurmak ümidiyle çıkılan yolculuklar, kimi zaman felaket ile neticeleniyor.
Geride bıraktığımız dönemde; çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 30 bine yakın göçmen
Akdeniz’de hayatını kaybetti. Sahra Çölü’nün kızgın kumları, binlerce umut yolcusunun
mezarı oldu. Aylan bebek başta olmak üzere Ege’de yaşanan insani dramları hiçbirimiz
unutmadık, unutamayız. Büyük hayallerle çıktıkları yolculuklarında azgın dalgalara meydan
okuyan bu mazlumların botlarının nasıl kasten batırıldığını gayet iyi hatırlıyoruz. İnsanlık,
sadece Akdeniz’de değil; Ege’de ve Meriç’te sınıfta kalmıştır. Göçmenlerin güvenli yaşam
hayalleri, kendilerini ölüme itenler tarafından Ege’nin sularına gömülmüştür” dedi.

MÜLTECİLERE SIRT DÖNDÜLER

2020 yılında Ege’de 9 bine yakın ‘geri itme’ vakasının yaşandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı
Erdoğan, “Göç konusunda Batılı devletler sürekli şikâyet etse de; bu meselede asıl yükü
taşıyan gelişmekte olan ülkelerdir. Dünyadaki mülteci nüfusunun yaklaşık yüzde 85’ine
zengin devletler değil; imkânları çok daha kısıtlı olan ülkeler ev sahipliği yapıyor. Kabul
ettikleri birkaç yüz mülteciyi, reklam malzemesi olarak kullananlar doğrudan insan hayatıyla
ilgili bu kriz karşısında sorumluluk üstlenmiyorlar. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği
rakamlarına göre; 2020 yılında, dünyada 3. ülkelere yerleştirilmeyi bekleyen 1 milyon 440 bin
mülteciden sadece 39 bin 500’ü 25 Batı ülkesine yerleştirilebilmiştir. Halbuki Türkiye,
sayıları 4 milyonu bulan sığınmacıya tek başına ev sahipliği yapmaktadır. Türkiye’ye
sınırlarını açmak konusunda tavsiye verenler, bu süreçte sınırlarını kapatmış; mültecilere
sırtını dönmüştür. Hatta Yunanistan sınırında Yunan güvenlik güçleri tarafından açıkça
zulmedildi. Utanç verici sahneler yaşadık” diye konuştu.

EKMEĞİMİZİ PAYLAŞTIK
Suriye’deki çatışmalar başladığından bu yana Türkiye’nin tarihi sorumluluğu içinde
milyonlarca muhacire ev sahipliği yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maddi
imkânları bizden kat be kat fazla olan ülkeler, mültecileri toplama kamplarına mahkûm
ederken; biz bu insanlarla ekmeğimizi paylaştık” ifadesinde bulundu. Kobani’de yaşanan
gelişmelerle ilgili dönemin ABD Başkanı Barack Obama’nın kendisini telefonla aradığını
aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Obama, görevdeyken bir gece beni arayarak;
Kobani’deki Kürtlerin zor durumda olduğunu ve bu konuda özellikle kapılarımızı açmak
noktasında bizden destek istediklerini söyledi. Ben de dedim ki ‘Şu anda bunlar nasıl olacak?
Kendisinin bana verdiği cevap şu oldu: ‘Bu insanlar şu anda ölümle karşı karşıya.’ ‘Peki ne
yapacaksınız?’ dedim. Aldığım cevap şu oldu: ‘Biz gerekirse uçaklarla buraya her türlü
mühimmatı indireceğiz.’ Biz bu operasyona katılamayacağımızı söyledik çünkü o
operasyonun ötesini görüyorduk. O operasyonun ötesinde ciddi bir savaş söz konusu idi.
Nitekim öyle oldu. O olayla birlikte on binlerce Kürt kardeşimiz, o operasyonda öldü. Biz
buna rağmen kapılarımızı açtık. Şu anda onbirlerce Kobanili Kürt hala bizim ülkemizde. Biz
onlara kapımızı kapamadık” dedi.

ADIM ATMAKTAN ÇEKİNMEYİZ
Suriye’nin kuzeyindeki güvenli ortam iyileştikçe Türkiye’deki Suriyelilerin güvenli ve
gönüllü olarak ülkelerine geri dönüşlerinin hızlandığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,
“Terörden temizlediğimiz bölgede, şimdiye kadar ülkemizden sadece 420 bin sığınmacı geri
döndü. Suriye’deki siyasi çözüm çabalarında mesafe kat edildikçe; istikrar ve huzur ortamı
tekrar güçlendikçe bu geri dönüşler daha da artacaktır. Suriye’deki istikrarsızlıktan beslenen
bölücü terör örgütünün özellikle son günlerde güvenli bölgelere yönelik terör eylemlerini
artırdığını görüyoruz. PKK/YPG’nin kalleş saldırıları sebebiyle bir ay içinde onlarca masum
sivil ve çocuk hayatını kaybetti. Teröristlerin ülkemizde tesis edilen güven ve huzur ortamını
bozmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Nasıl ki daha önce kimseye bakmadan terör
yuvalarını imha ettiysek, saldırıların devam etmesi halinde diğer bölgelere yönelik de gereken
adımları atmaktan çekinmeyiz” diye konuştu.

ETKİNLİKTEN DOLAYI KUTLADI


Bilimsel etkinliğin mültecilerin statüsü hakkındaki Cenevre Sözleşmesi’nin 70. Yılında
düzenlenmesinin programa ayrı bir önem kattığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan,
şunları söyledi: “Konferansın başarılı geçmesini özellikle temenni ediyorum. Göç alanında
seçkin isimleri bir araya getiren Dokuz Eylül Üniversitemizin Sayın Rektörünü ve üniversite
senatosunu da tebrik ediyorum.”

YAŞAM MÜCADELESİ VERİYORLAR


Açılış töreninde konuşan DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar ise son 10 yılda özellikle
Ortadoğu coğrafyasında yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, “Adına ister düzensiz göçmen
isterseniz sığınmacı ya da koruma altında olanlar deyin; hukuki statüsü ne olursa olsun
milyonlarca insan, farklı ülkelerde yaşam mücadelesi veriyor. Bu insanların birçoğunu da ne
yazık ki kadınlar, çocuklar ve yaşlılar oluşturuyor. Arap Baharı olarak tanımlanan süreçte,
reform talebinin sokak gösterilerine yansımasıyla başlayan eylemlerin kısa sürede iç savaşa
dönüştüğüne şahit olduk. Libya’dan Mısır’a Tunus’tan Suriye’ye kadar birçok ülkede ortaya
çıkan karışıklık, insanlığın gördüğü en acı göç dalgalarının yaşanmasına neden oldu. Ülkemiz,
2011 yılında başlayan göç dalgasında kararlı ve isabetli adımlar atarak; açık kapı politikası
izledi. Kamplar kurdu, güvenli bölgeler oluşturdu, koruyucu tedbirler aldı” diye konuştu.

ULUSLARARASI TOPLUM İNSİYATİF ALMALI
Göç sorununun çözümünde uluslararası camianın daha fazla inisiyatif alması gerektiğine
işaret eden Rektör Hotar, “Bilim dünyası olarak uluslararası toplumdan ortak çözümler
bulmasını ve duyarlı davranmasını bekliyoruz. Sığınmacıların veya mültecilerin sorunları
sadece bir ülkenin değil uluslararası toplumun bir sorunu olduğunu düşünüyoruz. Gittiği
ülkeye dilini, dinini, yaşayışını ve kültürünü götüren insanların uyum sürecinde desteklenmesi
gerektiğini öngörüyoruz. Ülkemiz bu konuda başarılı adımlar attı ve geçici koruma altındaki
sığınmacılara insani yardımlarını yaptı. Umudumuz bu gayretin desteklenmesi; insan hak ve
hürriyetlerinin küresel ölçekte korunmasıdır” dedi.

BİRÇOK İLKİ BAŞARDIK
Konuşmasında DEÜ Rektörlüğü olarak, 2.5 yıllık görev süreleri boyunca üniversite
mensupları ile birlikte birçok ilki hayata geçirdiklerini de kaydeden Rektör Hotar, “İzmir’in
ilk Veteriner Fakültesini Kiraz’da açtık; Aliağa’da Mesleki ve Çevresel Hastalıklar
Hastanesi’nin temelini attık. Diş Hekimliği Fakültemizin resmi kuruluşunu gerçekleştirdik;
Hemşirelik Fakültemizde Simülasyon Laboratuvarı’nı kurduk. Türkiye’nin ilk Translasyonel
Onkoloji Anabilim Dalı ile Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma
Merkezi’ni açtık. Tınaztepe’de Yarı Olimpik Yüzme havuzunun temelini attık;
Seferihisar’daki spor kompleksimizin inşaatına başladık. Mavi Mirası, su yüzüne çıkarmak
için Sualtı Kültür Mirası ve Denizcilik Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni kurduk. 15
Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günü etkinliklerini hiçbir zaman unutmadık; şehitlerimizi
andık, gazilerimize ve aziz milletimize şükranlarımızı sunduk. Bizlerin gururu, ülkemizin ilk
Bayrakbilim ve Türk Bayrakları Müzesi’ni açtık. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde dalgalanan
Cumhurbaşkanlığı Forsu’nu müzemize bağışlayan kıymetli Cumhurbaşkanımıza da bir kez
daha şükranlarımızı sunuyoruz” dedi.

HEDİYE TAKDİM ETTİ


DEÜ Devlet Konservatuvarı Orkestrası ve Korosu’nun birbirinden özel üç eseri çalıp
seslendirdiği açılış töreninde, ‘Göç ve Suriye-Bir Kronoloji’ isimli film gösterimi yapıldı.
Törenin sonunda Rektör Hotar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi
Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Eski Çini Onarımları Anasanat Dalı Öğr. Üy. Doç. Vedat
Kacar’ın ‘16.yy Türk Çini Sanatının Etkileriyle Günümüze Yansıtılan Geleneksel Çizgide
Çağdaş Söylem’ isimli eserini takdim etti.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
reklam