reklam
reklam

BU GÜN İBRAHİM ÇOK HASTA | EgenewsEgenews

6 Mart 2021 - 20:06

BU GÜN İBRAHİM ÇOK HASTA

BU GÜN İBRAHİM ÇOK HASTA
Son Güncelleme :

31 Ocak 2021 - 15:55

2400 Okuma

İzmir Gıda Çarşısında kadınların işlettiği  samimi bir esnaf lokantası.
Urla’da konuşlu bir  Kooperatifinin  kendi ürettiği ürünlerle hizmet verdiği lokanta.
Dostlarımızla yemekteyiz.
Masalar sanki dostluğumuzun daha çok perçinlenmesi  için birbirine çok yakın.
‘Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane’ söylemi ile  dost sohbetimiz asıl, yemek  bahane dedik.
Yemeğimizin sonuna gelirken masamıza 4-5 yaşlarında, lastik terlikli, çorapsız küçücük çıplak ayak parmakları terliğinden fırlamış  esmer bir erkek çocuğu oturdu.
Esnaf Lokantasının servis görevlisi çocuğa 2 tabak yemek getirdi.
Yakınıma  oturan  esmer çocuk  yemeğe önce ‘ Bismillahirrahmanirrahim’ diyerek başladı.
Benim bakışlarım ilgisini çekti ki, elindeki  masaya koyduğu bir demet kağıt mendillerden birini bana uzattı.
Lokantanın yetkilisi  bayana dönerek ‘Bu çocuk kim’ tanıyor musunuz?’ dedim.
Servis yapan görevli ‘Alptekin bey, bu İbrahim.
Babası  temizlik malzemeleri deposunda çalışıyor.
Çarşıda mendil satıyor’ dedi. Küçük  çıplak ayaklarına bakarak ismini sordum. ’
Senin adın ne’.’İbrahim.’dedi.
İbrahim öksürüyordu. ‘Sen üşütmüşsün İbrahim’ dedim.
İbrahim titreyen sesi ile ‘Bugün İbrahim çok hasta. Çok hasta ‘dedi.
Yanımdaki dostum yemeğe başlamadan benim yanıma bıraktığı mendili İbrahim’e uzatarak cebinden 5 lira çıkardı.
’Al, 5 lirayı. Mendil sende kalsın’ Lokantadaki bayan yanımıza gelerek. ’İbrahim bedelsiz para almaz’  lütfen mendili alın.’ dedi.
İbrahim yemeğini bitirdi.
Lastik terliklerinden topuğu fırlayan küçük  çıplak ayakları ile kasaya yöneldi.
Kasadaki görevlinin önündeki masaya az önce dostumdan aldığı 5 lirayı bıraktı, çıkıp gitti.
Lokanta yetkilisine  ‘İbrahim buraya her gün gelir mi ?’ diye sordum.
’Evet, Alptekin bey her gün gelir, yemeğini yedikten sonra kasaya gelerek cebinden çıkardığı o gün cebinde 1 lira varsa 1 lirayı, 5 lira varsa 5 lirayı bırakır.
Babası bize tembihledi.’ Asla para almadan hizmet vermeyin’.
İbrahim’i çok sevdim.
İbrahim 5 yaşında.
İbrahim, tertemiz.
Saf bedeninde incecik naylon gömleği ve lastik terlikli çıplak yumuk yumuk ayakları ile İzmir toptancılar çarşısında kağıt mendil satıyor.
Ve benim bir bayan tanıdığım.
Onunda oğlu 5 yaşında.
Oğluna teninde alerji yapmasın diyerek yurtdışından 190 dolarlık organik çamaşırı internetten ısmarlıyor. Benim tanıdığım dostum kazanıyor.
Kazanacak tabii ki. Popülizm değil benim kastettiğim.
Kazancını istediğince harcamak bireysel özgürlük.
Ama bu dünyada tek başımıza yaşamıyoruz.
Dünyanın mülk  sahibi de değiliz.
Paramızı, kazancımızı tüketirken insanlığın paylaşma bilinci ne yazık ki  kalmadı.
Kazancını paylaşan yardımsever çok dostum  var.
Paylaşmayan böyle dostlarımda.
‘Sadece ben varım.
Sadece ben  en iyi biçimde  yaşarım, ben kazanıyorum.
İstediğim gibi de harcarım’  duygusunda olan.
Biraz daha ileri gideyim eşinin kazancı ile kendi kazancını aynı evde yaşamalarına rağmen ayrı hesaplayanlar var.
Eşler ayrılık sürecine gidince, eşlerden birinin üzerine kayıtlı evde oturan, diğerinden kira ister durumuna da gelebiliyor.
İnanılır gibi değil.
Kapitalizm  de bu değil.
Paylaşım inancı olmayanlar ne yazık ki işte böyle.
Yeryüzü insanlarıyla hep birlikte yaşayıp, onların varlığı ile kazanıyoruz.
Sınırsız ve paylaşmadığımız tüketim alışkanlıklarımız sosyal dengeleri bozmaya başladı.
5 yaşında  küçük, çıplak ayaklarıyla kağıt mendil satan İbrahim bu dengeleri eşitleyemez. Cumhurbaşkanımız  Recep Tayyip Erdoğan’ın Antalya’daki G20 konuşmasını anımsayın.
‘İşverenlere tavsiye ediyorum. kazandıklarınızı dar gelirli insanlarla paylaşın.
Bunu başarmamız lazım.
Fakiri tahrik etmeyelim.
Paylaşımcı  anlayışı hayatımıza egemen kılalım.’
5 yaşındaki  İbrahim, İzmir Gıda Çarşısında çıplak ayakları ile  ‘Bugün İbrahim çok, çok hasta ‘ diyorsa,  bu durumun  sorumluları da yeryüzü üzerinde paylaşma inancında olmayanlar.
Bir gün gelir o paylaşma inancında olmayanlar gökyüzünde , yeryüzünde  ihanetler içindeki kalabalıklar arasında da  yalnız kalır.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
reklam