Kızılay Web Banner 120X600
Kızılay Web Banner 120X600

EFES SELÇUK BELEDİYE BAŞKANI SENGEL: ”BU BİZİM ONUR MÜCADELEMİZ” | EgenewsEgenews

16 Nisan 2021 - 05:28

EFES SELÇUK BELEDİYE BAŞKANI SENGEL: ”BU BİZİM ONUR MÜCADELEMİZ”

EFES SELÇUK BELEDİYE BAŞKANI SENGEL: ”BU BİZİM ONUR MÜCADELEMİZ”
Son Güncelleme :

05 Aralık 2020 - 13:59

680 Okuma

Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel “Türk Kadınına Seçme ve Seçilme
Hakkının Tanınması’nın” 86. Yılı sebebiyle bir açıklama yaptı.

“Kadının birey yerine konması meselesi yüzyıllar öncesine dayanır. Kadın erkek eşitliğİ
talebi yüzyılların meselesidir esasen… Enteresan olanı halen daha 21. yy aynı konuları
konuşuyor olmakta…
Ülkemizde ise durum gitgide sarpa sarmış durumda. İktidarın söylemleri ve en kötüsü
imzaladığı İstanbul Sözleşmesini uygulamamakta gösterdiği direnç, kabul edilebilir değil.
Kadın, yani insan… Talep edilen haklar, daha fazla istihdam edilebilme beklentisi, yaşam
mücadelesi, sosyal ve siyasal hayata dahil olma arzusu verilmesi veya alınması gereken yetki
ve haklar değildir… Kimse kimseden bir iyilik, bir lütuf beklememektedir. İnsani değerlerin
hepsine sahip olma ve erkeklerle aynı kulvarda bireysel olarak var olabilmektir talebimiz…
Bireysel olarak, erkeklerin belirlediği şekillerde değil…
1934 yılında Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Kadınına verdiği milletvekili
seçme ve seçilme hakkı üzerinden bugün tam 86 yıl geçmiştir. Yani bundan tam 86 yıl önce…
Avrupa’nın şu an demokratik anlamda gıpta ile baktığımız birçok ülkesinden çok ama çok
daha önce…
Ancak gelinen noktada bırakın siyasal arenada temsiliyeti, ekonomik hayatta, sosyal hayatta
ve hatta yaşama dair birçok alanda kadın hep ötelenir pozisyondadır.
Yapılması gerekenler nettir;
Toplumun en küçük birimi olan aileden başlanmak üzere, iş hayatı dahil, eğitimciler, medya
mensupları; tüm topluluklara, sivil toplum örgütlerine, ilgili bakanlıklar ve kurumlar aracılığı
ile toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın erkek eşitliği üzerine çağrı yapılmalıdır.
En büyük zararı kız çocuklarının gördüğü 4+4+4 eğitim sisteminden vazgeçilerek zorunlu
eğitimin süresi uzatılmalıdır. Unutulmamalıdır ki; 4+4+4 eğitim sisteminin en büyük
handikabını bilhassa kırsalda kız çocukları yaşamaktadır.
İş hayatı dahilinde kadın çalışanlara ilişkin belli bir kota getirilmeli ve kadın istihdamı teşvik
edilmelidir. Tarım işçisi olarak kullanılan kadınların, gerekli sigortalarla garanti altına
alınması sağlanmalı ve kadın erkek arasında ücret veyahut yevmiye farkı olmamalıdır. Yargı
mensupları, kolluk güçleri dahil olmak üzere yasaların kadına karşı şiddet veyahut koruma
tedbirlerine ilişkin olarak eğitimden geçmesi ve bu eğitimin her şeyden önce

psikolojik yaklaşım teknikleri noktasında olması şarttır. Gerekli yasal uygulamaların harfiyen
usule uygun bir şekilde uygulanıp uygulanmadığı daimi olarak denetime tabi tutulmalıdır.
Kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık konusunun hükümetin, tüm partilerin, sivil toplum
örgütlerinin ve toplum içinde yer alan tüm kurum ve kuruluşlar tarafından uygulanması
gerekmektedir.
2011 yılında imzalanan İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN bire bir uygulanması için şiddetin
her türlüsüne karşı olan, toplumsal cinsiyet eşitliğine inanan, insanın yaşama hakkına saygı
duyan, kadının hor görülen değil eğitim, sosyal, çalışma ve siyaset alanlarında aktif rol
almasını isteyen herkesin, tüm sivil toplum örgütlerinin, tüm aktivistlerin gerekli mücadeleyi
göstermesi gerekmektedir.
Unutulmamalıdır; bizim bir kurtarıcımız var, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk… Artık
kurtarıcımızın açtığı yolda yürümek, en büyük devrimlerinden olan kadına tanınan hakları en
üst seviyeye getirme mücadelesi bizim onur mücadelemizdir. Biz lütuf istemiyoruz biz
kadınlar eşit eğitim, eşit temsiliyet, eşit iş, eşit ücret istiyoruz. Ve 21. yy dünyasında halen
daha kadın erkek eşitliği üzerine konuşmak zorunda kalmaktan utanç duyuyoruz. “
Biz Ulu Önderimizin 1923 yılının Ocak ayında İzmir’de halk ile yaptığı bir söyleşide ifade ettiği şu
sözlere kulak veriyoruz; Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde
etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı
başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam