UĞURTAŞ’TAN ÇAĞRI: ”SUSUZLUK GELMEDEN BİZ BİR ARAYA GELELİM” « Egenews | Ege ve İzmir Son Dakika Haberleri

12 Ağustos 2022 - 23:22

UĞURTAŞ’TAN ÇAĞRI: ”SUSUZLUK GELMEDEN BİZ BİR ARAYA GELELİM”

UĞURTAŞ’TAN ÇAĞRI: ”SUSUZLUK GELMEDEN BİZ BİR ARAYA GELELİM”
Son Güncelleme :

03 Aralık 2020 - 9:52

1070 Okuma

Uğurtaş’tan çağrı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in İzmir’in gelecekte su kıtlığı sorunu ile karşılaşabileceği gerçeğine ilişkin
açıklamalarını değerlendiren İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Uğurtaş, susuzluğun
hayatın her alanını sekteye uğratacağına dikkat çekerek; konuya ilişkin tüm kurum ve kuruluşların katkı koyacağı ortak
bir platformun oluşturulup, çalışmalara bir an önce başlanması gerektiğini vurguladı. Uğurtaş, “Aksi halde günü
geldiğinde bu konuda geç kaldığımızı görmek, yapacağımız en büyük hata olacaktır” dedi.
Son yüzyılda insanoğlunun doğa ile barış içinde yaşamayı beceremediğine dikkat çeken Uğurtaş, bu nedenle bizlere
henüz uzakmış gibi görünen küresel ısınma, su kaynaklarının azalması, iklim dengelerinin bozulması gibi konuların
kapımızın önünde olduğunu vurgulayarak, bazı emarelerin de yaşanmaya başladığını söyledi.
Söz konusu olumsuz gelişmelere ve beraberinde getireceği kıtlık sinyallerine ‘dur’ denilip çözüm üretilmemesi
durumunda insanoğlunun günü geldiğinde çaresiz kalacağının altını çizen Uğurtaş, konuya ilişkin sözlerini şöyle
sürdürdü:
“Bu uyarılara son olarak İzmir’in su problemi ile ilgili yapılan öngörüler eklendi. 30 Kasım’da İZSU tarafından verilen
rakamlara göre; Tahtalı Barajı’nda yüzde 35,6, Balçova Barajı’nda yüzde 15,64, Ürkmez Barajı’nda yüzde 29,61,
Güzelhisar Barajı’nda yüzde 45,36, Gördes Barajı’nda yüzde 4,66, Alaçatı K. Aktaş Barajı’nda yüzde 12,96’lık doluluk
oranı gözükmektedir Durumun ne denli kritik olduğunu gözler önüne sermek için bu rakamları tek tek vermek istedim.
Küresel iklim değişiklikleri ile yağış alımı azalan ülkemizde su tasarrufu bilincinin olmaması, su dağıtımlarında yaşanan
kayıp ve kaçakların yanı sıra var olan su kaynaklarının kirliliğe ya da yaşamsal yapılara teslim edilmesi nedeni ile ciddi bir
tehdit altındayız. Bu yoksunluğu sadece içme suyu olarak görmemek gerekir. Yaşamın diğer alanlarında olduğu gibi
sanayi için de su vazgeçilemez bir girdidir. Günü geldiğinde yaşanabilecek su kıtlığı, pek çok sanayi tesisinin
kapanmasına, üretim ve istihdamın kaybolmasına neden olabilir. Bu nedenle tüm bu konular bugünden konuşulmalı ve
tartışılmalı, alınacak önlemler, uygulanacak politikalar toplumsal uzlaşı halinde oluşturulmalıdır. Bu sorumluluk sadece
belediyelerin ya da ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının değildir. Organizasyonların da bu konuda ellerini taşın altına
koyması gereken ciddi sorumlulukları vardır. Bu tehdide karşı tüm kurum ve kuruluşların bir arada, ortak çözümler
üretmesine imkan verilecek ortamlar yaratılmalıdır.”
Yeterli su kaynaklarının elde edilmesi konusunda İAOSB olarak alternatifleri masaya yatırarak değerlendirmeye
başladıklarına dikkat çeken Uğurtaş, ileri arıtma yolu ile sanayiden gelen atık suyun proseslerde ve bahçe bakımı, peyzaj
gibi işlerde kullanılabilecek su haline getirilmesi, deniz suyunun kullanım suyuna çevrilmesi gibi projeler üzerinde
çalıştıklarının bilgisini verdi.
Söz konusu planlamalara yönelik karşılaşılan en temel sıkıntının finansman olduğunu vurgulayan Uğurtaş, “Ne yazık ki
ülkemizde çevre ile ilgili yatırımlar hala yüksek maliyetlere sahip. Bu tür projelere; uygun vadelerde, uygun ödeme ve
faiz şartlarında kredi bulmak da zor. Ancak başta da söylediğim gibi o kötü gün geldiğinde ‘ne yapacağız’ sorusuna teslim
olmamak için bugünden bir şeyler yapmak zorundayız” diye konuştu.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam