Okullarda ‘tehlikeli’ tartışma… ‘Aşılı-aşısız veli’ kavgası! | Egenews | Ege ve İzmir Son Dakika HaberleriEgenews | Ege ve İzmir Son Dakika Haberleri

26 Eylül 2021 - 22:52

Okullarda ‘tehlikeli’ tartışma… ‘Aşılı-aşısız veli’ kavgası!

Eskiden okul gezilerinin, matematik ödevlerinin tartışıldığı veli WhatsApp gruplarında da gündem koronavirüs. Ebeveyni aşı olmayan çocuklar ise gündemin bir numaralı maddesi. Ancak iş öyle bir yere doğru gidiyor ki çocuklar ‘anne-babası aşılı’ ‘anne-babası aşısız’ diye ayrılabiliyor. İşte okullardaki tehlikeli aşı tartışmaları ve uzmanların uyarıları…

Okullarda ‘tehlikeli’ tartışma… ‘Aşılı-aşısız veli’ kavgası!
Son Güncelleme :

10 Eylül 2021 - 20:25

290 Okuma

Koronavirüsle mücadelenin gölgesinde girilen yeni eğitim-öğretim yılında ilk hafta geride kaldı. Milyonlarca öğrenci ve yüzbinlerce eğitim çalışanı okulları doldurdu. Devletin aldığı salgın önlemleri sayesinde öğretmenler başta olmak üzere aşı olmamış okul çalışanları da her gün Elektronik Takip Sistemi vasıtasıyla PCR testi takibine alındı.

ÖĞRENCİ VELİLERİ İÇİN PCR TESTİ ZORUNLULUĞU YOK

Artık aşı olmayan okul çalışanları her hafta PCR testi yaptırmak zorunda. Ancak çocuklarını okullara gönderen velilere ilişkin böyle bir uygulamanın olmaması tartışmaları da beraberinde getirdi.

Okulların açılmasıyla birlikte, veliler arasındaki aşı tartışmaları da alevlendi.

OKUL MÜDÜRLERİ VE ÖĞRETMELER SORU YAĞMURUNDA

Okul müdürlerine ve sınıf öğretmenlerine ‘Sınıfta ebeveyni aşı olmayan öğrenci varmış’ ‘Annesi-babası aşı olmayan çocukları ne yapacaksınız’ gibi baskılar gelmeye başladı. Her ne kadar okul yetkilileri ‘sosyal mesafe kuralı, sınıfta da maske takma zorunluluğu’ gibi gerekli önlemlerin alındığını söylese de veliler arasındaki tartışma sürüyor.

VELİ WHATSAPP GRUPLARININ ANA GÜNDEMİ: AŞISIZLAR

Çocukları aynı sınıfta okuyan anne-babaların oluşturduğu WhatsApp gruplarında adeta ‘aşısızlık’ alarmı verilmiş durumda.

“3A’DAKİ AHMET’İN ANNESİ…”

“3A’daki Ahmet’in annesi aşısızmış” söylentisi ile başlayan tartışmalar, “Annesi-babası aşı olmayanlar okula gelmesin ya da ayrı sınıfta okusun” gibi gerçekleşmesi imkansız, ayrımcılığa yol açan önerilere kadar gidiyor. Kulaktan dolma tıbbi bilgilere, söylentiler de eklenince çocukların da kafası karıştırılıyor.

Bu tartışmalara gruplarda bulunan ve ‘aşı olmayacağını’ söyleyen veliler de eklenince durum içinden çıkılmaz bir hale geliyor.

UZMANLARDAN ÖNEMLİ UYARI

Uzmanlar ise bu tartışmaların, çocukların psikolojisi üzerinde onarılamayacak hasarlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Hurriyet.com.tr’ye değerlendirme yapan Uzman Pedagog Zeynep Şimşek “Burada asıl konu çocukların 1 buçuk yıl gibi bir süreçten sonra bir araya gelip aşı konusunun gündeme gelmesi, sosyal ilişki ve akademik başarılarının sekteye uğraması olmalı” dedi.

“Öncelikle öğretmenler ve ebeveynler aşı karşıtı olan insanlara karşı yaklaşımlarında sert olmamalılar” diyen Şimşek şu uyarılarda bulundu:

– Aşı konusunda kararsız olan veya aşıdan kaçınmaya yatkın olan ebeveynlerle karşı karşıya kalsalar da agresif bir şekilde tepki vermemeliler. İnsanların belli düşünce üzerine saldırıda bulunmak genellikle düşüncelerini güçlendirmelerine neden olur.

‘YARARDAN ÇOK ZARAR VERİR’

– Bu nedenle, şiddetli bir kınama, anne-babaların düşüncelerini daha da kutuplaştırarak yarardan çok zarar verebilir. Bu, özellikle aşılamayı bir noktada düşünenleri aşı olmaktan uzaklaştırabilir. İmkan varsa bir tıp uzmanı çağırmak ve uzman kişinin görüşlerini bilimsel olarak aktarması tepki gösterme olasılığını düşürebilir.

– Doktorlar ise aşıya şiddetle karşı çıkan ebeveynlerle karşılaştıklarında, ebeveynlerin çocukları için endişelerini sorgulamak gibi kışkırtıcı açıklamalar yapmadan endişelerini sakince dile getirmeli.

AŞILI VE AŞISIZ ANNELERİN ÇOCUKLARI

– Bir diğer husus, aşı olmayı reddeden ailelerle, aşı olan ailelerin çocukları arasındaki ilişki. Bazı aileler aşı olmayan ailelerin çocuklarını tespit ederek onunla görüşmemesi gerektiği konusunda baskı yapıyor olmaları her iki çocuk için sorun teşkil ediyor. Ebeveynler de hastalık konusunda travma yaşamış olabilirler ancak çocukları okul ortamında ve öğretmen gözetimine emanet ettikten sonra böyle bir baskı yapmaları çocuklarının sosyalleşme becerilerini ve başarılarını etkilemekte, okul fobisine neden olmakta, akran zorbalığına maruz bırakmakta.

Okullarda 'tehlikeli' tartışma... 'Aşılı-aşısız veli' kavgası!

ÇOCUKLARI ‘YÖNLENDİRMEYİN’ UYARISI

– Aşı olan ebeveynler çocuklarına olumsuz done vererek çocuklarını akran zorbalığı yapmaya teşvik etmemeli. Çünkü zorbalığa maruz kalan çocuklar travmatize olacak ve bu durumla baş etmekte zorlanacaklar. Aileler bu durumun kişisel tercihlerle alakalı olduğunu, uzman görüşlerinin dikkate alınması, herkesin kararına saygı duyulması gerektiğini, kişisel düşüncelerini çocukların hayatlarında ve seçimlerinde belirleyici olmaması gerektiğini, hangi yaşta olursa olsun çocukların arkadaş seçimlerinde karar merci değil yönlendiren bir duruşta olması gerektiğinin farkında olmalı.

“SORUNLARI ÇOCUKLARDAN UZAK ÇÖZMEYE ÇALIŞIN”

Pedagog Gözde Erdoğan da aşılı-aşısız gibi ayrımların çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yapacağını söyledi.

“Çocuklar bir buçuk yılın ardından okula başladılar. Onların yeni okul hayatına adaptasyonu, arkadaşlıkları ve okulla ilgili kaygıları bu dönemde çok fazla” diye konuşan Erdoğan’a göre görüş ayrılıkları ve buna bağlı sorunlar çocuklar işin içine karıştırılmadan çözülmeli.

“Biz yetişkinler de yaşanan pandemiyle birlikte endişelerimiz çok arttı ve fazlasıyla kaygılı olduğumuz bir dönemde çocuklara da yardım etmemiz gerekiyor. Çocukların biz yetişkinlere en çok ihtiyacı olan bir dönemde veliler olarak onları ayrıştırıcı ve etiketleyen bir yaklaşımda bulunmak ve çocukları yalnızlaştırarak okula adaptasyonu zorlaştırır. Bu nedenle veliler ve öğretmenler olarak tedbir ve önlemlerle ilgili endişe ve çözüm yollarını yetişkinler arasında konuşulmalı. Mümkün olduğunca çocuklara ve çocukların arkadaşlıklarına, sınıf içi durumuna etki etmeyecek şekilde sorunlar çözülmeli.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam