DEÜ, EGE VE AKDENİZ’DE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ PAYLAŞTI | Egenews | Ege ve İzmir Son Dakika HaberleriEgenews | Ege ve İzmir Son Dakika Haberleri

23 Eylül 2021 - 17:46

DEÜ, EGE VE AKDENİZ’DE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ PAYLAŞTI

DEÜ, EGE VE AKDENİZ’DE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ PAYLAŞTI
Son Güncelleme :

10 Eylül 2021 - 12:44

180 Okuma

 

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Adalar Denizi ve
Yunanistan ile Komşuluk İlişkileri Sempozyumu’nun sonuç bildirgesinde; Ege Denizi ve
Doğu Akdeniz’in işbirliği ve barışın sembolü olması gerektiğine vurgu yapıldı. DEÜ
Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, Türkiye’nin egemenlik haklarından ve küresel barışa
yönelik tavrından asla vazgeçmeyeceğini söyledi.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nin (DEÜ) ev sahipliğinde, Milli Savunma Bakanlığı ile Başkent
Üniversitesi’nin destekleriyle uluslararası boyutta düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan’ın video konferans yoluyla katıldığı ‘Adalar Denizi ve Yunanistan ile
Komşuluk İlişkileri Sorunları Sempozyumu’nda sonuç bildirgesi açıklandı. Türkiye ile
Yunanistan arasında yaşanan; kıta sahanlığı, egemenliği antlaşmalarla Yunanistan’a
devredilmemiş ada, adacık ve kayalıkların durumu, gayri askeri statüdeki Doğu Ege
Adaları’nın statülerinin ihlal edilmesi, karasuları, hava sahası ve Doğu Akdeniz deniz yetki
alanları, düzensiz göç kaynaklı uygulamalar gibi sorunların ele alındığı sempozyumda,
yaşanan problemler tartışılarak çözüm önerileri getirildi.

“HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMEYİZ”


Düzenledikleri uluslararası sempozyumla birlikte Türkiye’nin egemenlik haklarından ve
küresel barışa yönelik tavrından vazgeçmeyeceğinin bir kez daha ortaya konulduğunu
söyleyen DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, “Kıymetli Cumhurbaşkanımız Sayın Recep
Tayyip Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar, Milli Savunma Bakanımız Hulusi
Akar ve Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Sayın Yaşar Güler’in de katılımıyla
gerçekleştirdiğimiz sempozyumda iki ülke arasındaki sorunları, bilimsel bir platformda çok
yönlü değerlendirdik. Etkinliğimizde, ülkemizin egemenlik haklarından ve küresel barışa
yönelik tavrından asla vazgeçmeyeceğinin altı bir kez daha kalın kalemlerle çizilmiş oldu.
Dokuz Eylül Üniversitesi mensupları olarak bizler de Türkiye ile Yunanistan arasında
egemenlik haklarına, evrensel hukuka, diyaloğa ve iyi niyete dayalı ilişkilerin geliştirilmesine
önem veriyoruz. Sorunların çözülmesinde ülkemizin ortaya koyduğu samimiyetin yeni
ufukların açılmasında referans teşkil edeceğine inanıyoruz” diye konuştu.

BİLDİRGEDEN: TÜRKİYE’NİN ÇABALARI DESTEKLENMELİ


Yunanistan’ın haksız talep ve ihlallerinden kaynaklanan sorunlarla ilgili yapıcı ve çözüm
odaklı fikirlerin ortaya konulduğu ‘Adalar Denizi ve Yunanistan ile Komşuluk İlişkileri
Sorunları Sempozyumu’nun sonuç bildirgesinde ‘Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’in işbirliği ve
barışın sembolü olması’ gerektiğine vurgu yapıldı. Türkiye’nin Suriye kaynaklı düzensiz
göçün engellemesine yönelik olağanüstü bir çaba harcadığının belirtildiği bildirgede,
Yunanistan’ın Türkiye’nin bu çabalarına destek vermek yerine maksimalist politikalarına hız
verdiği ifade edildi.
Türkiye’nin, Yunanistan ile yaşanan sorunları her zaman diyalog ve müzakere ile çözmeye
gayret ettiğine dikkat çekilen bildirgede, tüm sorunların uluslararası hukuka, akla, mantığa
uygun ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde çözümünün desteklendiği belirtilerek şu
ifadelere yer verildi: “Yunanistan'ın uzlaşmaz tutumu sebebiyle birçok işbirliği yapılabilecek
fırsat alanları alanı heba edilmektedir. Yunanistan'ın, Türkiye’nin hak ve menfaatlerine saygı
göstermesi, oldubittilerden ve tek taraflı eylemlerden kaçınması bölgedeki barış ve istikrara
katkı sağlayacak, her iki halkın yararına olacaktır. Yunanistan Kıta Sahanlığı sınırının Doğu
Ege’deki adalar ile Türkiye anakarası arasından geçtiğini ileri sürerek, Ege Denizinin
neredeyse tamamı üzerinde haksız iddialarda bulunmaktadır. Bu kapsamda kıta sahanlığı
sınırının uluslararası hukuk kurallarına uygun hakkaniyet ilkeleri uyarınca bir anlaşma ile
çizilmesi gerekmektedir. Ege’de karasuyunun 12 mile çıkarılması neredeyse Ege Denizi’nin
tamamının Yunanistan’ın hâkimiyetine geçmesi, Ege’nin bir Yunan gölü haline gelmesi
demektir. Bu durum hakkaniyet ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Yunanistan’ın, karasuları
genişliğinin 6 mil olmasına karşın 10 mil hava sahası olduğunu iddia etmesi uluslararası
hukuk ve uygulama bakımından dünyada örneği olmayan garip bir uygulamadır. Yunanistan,
askeri birlik / silah bulundurarak 23 gayri askeri statüdeki adanın en az 16’sının statüsünü
ihlal etmekte, her fırsatta başta Lozan Antlaşması olmak üzere uluslararası anlaşmaları
aşındırmaktadır. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta, deniz yetki alanlarında, eşit egemen hakların
korunması ve kaynakların adil paylaşımının mutabakatla belirlenmesi gerekmektedir.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam